İklim değişiklikleri sigorta şirketlerini zorlayacak

İklim değişiklikleri sigorta şirketlerini  zorlayacak

İklim koşullarından kaynaklanan doğal afetlerin ilerleyen yıllarda daha şiddetli olacağı ve sayıca artacağı tahmin ediliyor , eğer bu tahminler gerçekleşirse, sigorta şirketleri katastrofik riskleri yönetmek için hazırlıklı olup olmadıkları da sınanmış olacak.

 

Sigorta sektörünün 2017 yılının ilk 6 ayındaki performansını genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce sektör yılsonunda nasıl bir büyümeye ulaşacak, öngörüleriniz nelerdir?

2016’da hızla artan trafik sigortası fiyatlarının, 2016’ya özel olduğunu ve bu yıl böyle bir artış olmayacağını, hatta bu fiyat seyrinin geriye düşeceğini tahmin ediyorduk. O nedenle bütçelememizi bu duruma uygun şekilde planladık. 2017’nin ilk 6 aylık döneminde bu durum teyit edilmiş oldu. Yılın bundan sonraki kısmında da düzenleme ve regülasyonlar nedeniyle sınırlı bir artış olacağı gözüküyor. 2016 yılında trafik branşında yazılan yüksek primlerin etkisi ile bilançolarımız daha iyi gözüküyor ama alınan bu primlere karşılık gelen hasarları ilerleyen yıllarda fiilen ödüyor olacağız. 2017 yılsonunda trafik branşında adetsel olarak bir büyüme yaşanacağını düşünüyorum. Fiyat hassasiyetli kişilerin poliçe düzenleyeceğini öngörüyoruz.

 

Trafik dışı sigortalarda ise reel büyüme kısıtlı gerçekleşti, yılsonuna kadar çok çarpıcı bir büyüme beklemiyoruz, ancak enflasyon oranında bir büyüme gerçekleşeceğini düşünüyorum.

Yangın branşında sonuçlar biraz kötüleşti. Değişen iklim koşulları nedeni ile  katastrofik riskler ülkemizde ve dünyada en önemli gündem maddesi olmaya devam edecek gibi görünüyor. İstanbul’da yaşanan dolu felaketi yüzünden binlerce ev, iş yeri ve otomobil zarar gördü. Yaşanan şiddetli dolu ve sağanak yağış nedeniyle pek çok vatandaşımızın ev ve araçlarında hasar oluştu. Maalesef bu gibi olaylar varlıklarımızın teminatı için sigortanın önemini bir kez daha gösteriyor. Sigorta poliçelerinde gerekli teminatlar bulunduğu takdirde hasar bedeli karşılanabiliyor. Bu tür hasarlar karlılığımız ciddi anlamda etkileyecektir.

 

Sigorta sektöründe tahsilat, 2017 yılının en önemli konularından biri olacaktır. Sıkışık piyasa koşullarında firmaların sigorta yaptırsalar dahi ödemelerini önceliklendirmede problem yaşadığını gözlemliyoruz. Biz SBN Sigorta olarak yıllardan beri hem risk seçimine hem fiyat seviyesine hem de nasıl tahsil edileceğine çok dikkat ediyorduk. Bu ekonomik koşullarda yılın kalan kısmında da tahsilatlar sanırım tüm sektör oyuncuları tarafından çok daha yakından takip edilecektir.

 

 

 

Trafik sigortalarındaki tavan fiyat uygulaması ve havuz modeli bir süredir gündemde. SBN Sigorta’nın bu gelişmelere yorumu nedir?

Bu konuda görüş bildirebilmek için henüz çok erken, verilerin havuz içinde olgunlaşmasını beklemek gerekir. Uygulamada henüz netleşmedi. Net konuşabilmek için ikincil mevzuatın çıkması ve gri alanların giderilmesi gerekiyor.

SBN Sigorta olarak trafik branşında hiçbir zaman çok büyük bir oyuncu olmadık. Bu nedenle sektördeki uygulamaları domine eden bir taraf değiliz. Biz burada kendi stratejilerimiz doğrultusunda belirli araç gruplarında, belirli şehirlerde, belirli kademelerde öngördüğümüz riskleri fiyatlama yoluyla ön plana çıkararak seçici olmaya çalıştık. Fakat son yapılan regülasyon şirketlerin elindeki fiyatlama aracını daha fazla kısıtladı. Bu durum bizim aktüeryal hesaplamalarımızın dışında kalabiliyor. SBN Sigorta olarak bu konuda mevzuata uygun davranacağız. Kısa vadede bu durumun bizim gibi küçük ölçekli sigorta şirketlerini zora sokabileceğini düşünüyorum.

SBN Sigorta’nın yeni stratejisi sürdürülebilir büyüme ve sürdürülebilir karlılık üzerineydi. Sektördeki gelişmeleri ve SBN Sigorta’nın 2017 performansını düşündüğünüzde bu yıl SBN Sigorta’nın hedefine ulaşacağını düşünüyor musunuz?

İşlerimiz planladığımız gibi, hatta planlarımızın üzerinde iyi gidiyor. İlk geldiğimizde 10 yıllık bir plan yapıp onun üzerinde çalışmıştık. Her yıl onu aşarak yolumuza devam ediyoruz. Bugüne kadar stratejimizi başarıyla uyguladık. Şu anda da aynı şekilde karlılığımızın sürdürülebilir olduğunu görüyoruz. Büyümemiz de sektör ortalamalarının üzerinde, en düşük oranda büyüdüğümüz yıllarda bile sektör ortalaması kadar bir büyüme gerçekleştiriyoruz. Branş bazında büyüme ve küçülmeler yaşanabilir. Ama toplamda baktığımızda çok sağlıklı bir bilançomuz oluştu. Bu da sürdürülebilir bir şekilde kar etmemizi ve büyümenin motoru olacak varlıklara ulaşmamızı sağlıyor. 2017’de de benzer bir durumla karşılaşacağımızı neredeyse biliyoruz.

2016 yılını 21,8 milyon TL karla kapatmıştık, öz sermaye artışımız yüzde 104’tü. Mayıs 2017 kapanış rakamlarına göre özsermaye artışımız yüzde 90’ın üzerinde.

SBN Sigorta olarak özsermayemiz çok güçlendi. Son 5 yılda üretimimiz 3 kat arttı. Müşteri sayımız 1,8 arttı, poliçe sayımız 1,6 büyüdü. Prim/kar oranında geçen sene olduğu gibi bu sene de ilk 3 şirket arasında olduğumuzu belirtmek isterim. 2016 yılının genelinde güçlü bir performans sergilemeye ve karlı büyümeye devam ettik. Yıl boyunca sadece gelirimizi artırmadık, aynı zamanda iş ortaklarımıza uygun ürünler de hazırladık, hedefimize ulaşmak için çok çalıştık. 10 yıllık planımızın 5 yılını bitirdik ve önümüzdeki 5 yıl içinde yeni ürünlerle verimliliğimizi artırmak ve finansal hedeflerimize ulaşmak için çalışmaya devam edeceğiz.

Sektörde karlılığın artırılmasında oto dışı branşların büyük önem taşıdığını biliyoruz. SBN Sigorta’nın yoğun olarak fokus olduğu branşlar hangileri? Sektörde karlılık yaratacak branşların neler olduğunu düşünüyorsunuz?

Sigorta sektörünün karlılığını arttırmada oto dışı branşların etkisi yadsınamaz. Oto branşında temkinli davranıyoruz, oto dışı branşlarda sunduğumuz yeni ürünlerin karlılığımıza artan şekilde katkı sağlayacağını düşünüyoruz. Yangın ve mühendislik sigortaları yanında DASK, TARSİM alanlarında büyümenin devam edeceğini düşünüyoruz. Bu alanlarda çoğunlukla sektörün üzerinde büyüme rakamları elde ediyoruz.

SBN Sigorta’nın bankasürans ağırlıklı bir yapısı var. Bankaların çapraz satışlarını arttırmak için bireysel müşterilerine yönelik özellikle ferdi kaza branşında yeni ürün taleplerinin artacağını ve bu alanın bu yıl daha hızlı büyüyeceğini düşünüyoruz. En önemli üretim kaynaklarımızdan biri olan ferdi kaza sigortalarında fokusumuz devam ediyor. TARSİM’de belli bir risk seleksiyonu yapıyoruz, bu nedenle bir küçülme yaşayabiliriz ama bu bizim kendi tercihimiz olacak. Tahsilatla ilgili herhangi bir sorun yaşamamak için böyle bir tercihte bulunacağız. Kentsel dönüşüm çalışmaları hızla devam ediyor, kısa bir durgunluk döneminden sonra inşaat sektörü yeniden atağa kalkabilir, biz de ürün çalışmalarımızı bu yönde yoğunlaştırdık.

 

 

Türkiye’de bireylerin en fazla ihtiyaç duyacakları sigorta ürünleri sizce hangileridir? SBN Sigorta Genel Müdürü olarak siz hangi sigorta ürünlerini kullanıyorsunuz?

Hemen hemen bütün sigorta ürünlerini kullanıyorum. Evime yönelik geniş teminatlı konut poliçem, DASK’ım, kişisel risklerime karşılık hayat sigortam, ayrıca ferdi kaza poliçem var. Şirketimden çıkartılan kritik hastalıklara karşı da güvence sağlayan yaşam destek poliçem mevcut. Sağlığımla ilgili bundan çok daha geniş kapsamlı bir sağlık poliçem var. Geleceğime yönelik BES ve birikimli hayat ürünlerim var. Seyahatlerimde de iptal sigortası ve seyahat sağlık ürünlerim oluyor. Kredi kartlarımla ilgili sigortam var. Hayatımın değişik risklerine karşı ihtiyaçlarım doğrultusunda tüm sigorta ürünlerini kullanıyorum.

Hemen hemen herkesin bu ürünlere ihtiyacı olduğunu düşünüyorum.

Dijitalleşme anlamında SBN Sigorta neler yapıyor? Teknolojik gelişmelerin SBN Sigorta’nın satış, pazarlama ve müşteri ilişkilerine nasıl yansıdığından bahseder misiniz?

Dijitalleşme büyük bir dalga. Bu dalganın önünde durmanız ne mümkün ne de akıllıca. Biz şimdi bugünün sigorta piyasasını düşündüğümüzde, sigortalanabilir değeri olanlar doğal olarak belli bir yaş grubunda, belli bir satın alma alışkanlığına sahip insanlar. Ancak 10 yıl sonra, yaşamının çoğu dijitalde geçen bir neslin de sigortalanabilir bir değeri olduğunda, bu neslin satın alma alışkanlıkları da dijitale yatkın olacak ve sigortayı da buradan almayı tercih edecekler. Bu birden çok kanaldan yönetmeniz gereken bir şey, sadece internetten yaptığınız zaman bunlar yeterli olmayabilir. Sigorta şirketleri kadar acenteler, brokerler ve çağrı merkezleri de dijital platformlarda olacak. Bunların hepsi birbirine entegre olacak. Müşteri istediği kanaldan istediği zaman satın almayı gerçekleştirecek. Bazen komplike bir sorun olduğunda acenteyle konuşmanız gerekebilir, bazen de çok basit bir işlemdir ve evinizden yapmak istersiniz. Bunlar birbirinin rakibi değil, tamamlayıcısı. Bundan kaçış yok, dağıtım kanallarının hepsini entegre edeceğiz.

Birçok sektörde önemli bir satış kanalı olan internetin, sigorta satışında da aktif olarak kullanılmasının özellikle orta ve uzun vadede büyümeye olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum. Dijital gelişmeler sayesinde geleneksel müşteri profili, farklı kanalları aynı anda kullanan, dijital ortamdan araştırma yapan, fiyat karşılaştırması yaparak istediği ürünü istediği yerden satın alan müşteri profiline dönüşüyor. Günümüzde teknoloji odaklı kuşağın artık satış kanalı olarak dijital mecraları yoğunlukla kullanmaya başladığını görmekteyiz. Bu müşteri profilini yakalamak isteyen sigorta sektörünün, satın alma süreçleri ve sonrası hizmetler için dijital kanallarını iyileştirme konusunda yoğun bir yatırım sürecine girdiğini söyleyebiliriz. Şirket olarak bizim de bu alanda proje ve yatırımlarımız devam etmektedir. Bu anlamda sigorta sektörünün geleceğini oldukça olumlu görüyoruz.

Dijitaleşmeden kaçış yok. Sigorta sektörü olarak müşterilerimize tercihler sunmak zorundayız. Şirketler gelecekte omnichannel olarak çalışacaklar. Müşteri istediği kanaldan hizmet alacak, bu müşterinin tercihi olacak. Bizim şirketler olarak buna uygun altyapıyı hazır hale getirmemiz gerekiyor. Biz şirket olarak henüz işin başındayız. Web sitesi yaparken ya da yeni bir yatırım yaparken farkında olmadan dijitale aktarmış oluyoruz. Yeni yaptığımız her şey teknolojik. Artık eski usullerle bütün işlerinizi yönetmeniz mümkün değil. Yazılım ve donanım için her yıl düzenli olarak yatırım yapıyoruz. Bu yatırımların hepsi bizi dijitalleşmeye bir adım daha yaklaştırıyor.

 

 

SBN Sigorta’nın dağıtım kanalı yapılanmasında acentelerin ve bankaların önem taşıdığını biliyoruz. 2017 dağıtım kanalı stratejilerinizden bahseder misiniz? Bu alanda yenilikler yapmayı planlıyor musunuz?

Biz bankaları, acenteleri ve brokerleri ana dağıtım kanalımız olarak görüyoruz. Bu kanallar arasında belirli bir denge oluşturduk.

Bankalar müşterilerini çok iyi tanıyan finansal kurumlar ve bu ürünler onların aracılığı ile bankasüransta müşterilerle buluşuyor. Bankasürans çok önemli bir dağıtım kanalı, çapraz satış ve müşteride derinleşmede bankasürans ekibi daha başarılı.

Bankaların özellikle çapraz satışlarla hem kendi ürünlerini teminat altına almaları hem de sigortadan kazandıkları faiz dışı gelirler, onların bu alana daha da yoğunlaşmasını sağlıyor. Bankasüransın en önemli özelliği, aslında büyük bir sinerjiyi de ortaya çıkarması. Bankalar sigorta şirketleri için çok önemli bir dağıtım kanalı ve bankanın var olan müşteri portföyünden yararlanması sigorta şirketlerine önemli avantajlar sağlıyor. Bunun yanı sıra banka müşterileri kendilerine sağlanan sigorta ürünlerinden faydalandıkça, müşteri bilinci ve sigorta sektörüne olan güven artıyor. Biz Şekerbank ile oldukça yakın çalışıyoruz. Bu kapsamda banka müşterilerinin ihtiyaçlarına yönelik yeni ürünleri birlikte geliştiriyoruz.

Banka dışında acente dağıtım kanalımızda bizler için çok önemli. 2016 yılında yetkili acente sayımız yüzde 16 arttı. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde acenteliklerimiz var. Olmadığımız bölgelerde ya da düşük performans aldığımız bölgelerde yeni acentelikler oluşturmayı planlıyoruz. Acentelerimiz için en önemli stratejimiz ulaşılabilir olmak. Bu nedenle sınırlı sayıda acentelik veriyoruz. Var olan acentelerimiz şirketimizde ben dahil herkese rahatlıkla ulaşabiliyorlar. Acentelerimize verdiğimiz hizmetin kalitesi bizler için çok önemli. Acentelerimize dinamik bir yapı içinde hizmet vermeye çalışıyoruz. Acentelik faaliyetleri her ticari işletme gibi sürdürülebilir olmalı, bunun için acentelerimizin portföylerinin sadece oto değil, oto dışı sigortalardan da oluşturarak, dengeli olmasını önemsiyoruz. Dengeli portföy yapısına sahip acentelerin faaliyetlerini sürdürmesi çok daha kolay oluyor. Acentelerimizi genel karlılığa katkı sağlayacak ürünlerin satışına yönlendiriyoruz. Az sayıda acente ile kapsamlı çalışmayı tercih ediyoruz. Bu tip acentelere butik hizmet vererek, acente dağıtım kanalımızda üretimimizi arttırmayı hedefliyoruz. Biz, her sigorta şirketi gibi oto dışı branşlarda yoğunlaşan bir acente yapısını tercih ediyoruz. Bu rakamlara ulaşan acentelerle daha hacimli ve rahat çalışıyoruz. Özellikle proje işlerinde çok başarılı iş ortaklıklarımız da oluyor.